2 Ekim 2008 Perşembe

Bilim, Kültür ve Sanat Parkı


Vakti zamanında, siz hatırlar mısınız bilmem, Süleyman Demirel seçim vaatleri sıralarken "Eskişehir'e deniz getireceğim!!" demişti. O zaman buna inanıp oy atan olmuştur elbet. Gel zaman git zaman, deniz kokusunu bile duymadık bizim bozkırın ortasında ama yolunu şaşırmış bir korsan gemisi karaya oturdu bu yakınlarda Kütahya yolu üzerinde.







Önce bir göl kondurulmuş buraya. İçine de ördekler. Güneşli günün keyfini salına salına çıkarıyorlar bir güzel. Aşağıda ise kırmızı, ebruli süs balıkları eşlik ediyor onlara.








Göl olur da bi umut maya çalan hoca olmadan olur mu? Olmaz.










Yapay da olsa ihtiyaç duyduğumuz, gözlerimizin özlediği bu manzarayı tamamlayan göl kenarındaki yürüyüş yolunu şenlendiren sanat eseri kıvamında kamelyalar eski zaman kokusu getirmiş usul usul.





Rivayete göre Ağrı Dağında olan Nuhun Gemisi de yapılan çalışmalar sırasında Eskişehir'de çıkmış. Çooook önceden burada deniz olduğu yorumu çıkabilir bu durumdan. Ya da Nuh gerçekten dümeni fazla kırmış. E tabi gemi içindeki hayvanlar da bizim bozkıra, Eskişehir-Kütahya otobanının kenarına saçılmış.

















Özetle, Büyük Şehir Belediyesi'nin yaptığı Bilim, Kültür ve Sanat Parkı, hocamız Yılmaz Büyükerşen'in dokunuşuyla Eskişehir'e yeni bir yüz, çocuklara yeni bir mekan, bizlere de huzurlu bir kaçamak yeri olmuş. Şöyle göl kenarında bir gezinti, bol yeşillikli ve kavak ağaçları eşliğinde taze bir soluk arzuladığınızda gidilebilecek güzel bir mekan. Tavsiye olunur :)

3 Nisan 2008 Perşembe

Zaaf 2

İnsanın kendini zayıf hissettiği anlar vardır. Her ne kadar taş gibi bir iradeye de sahip olsan, öyle bir an gelir ki, hamur olur yere serilirsin. İşte öyle bir anın cazibesiyle MADO'da bulunca insan kendini, haz ile pişmanlık arasında geçen kısa sürenin tadı damağında kalıyor.

Şimdi şu kesme dondurmanın çekiciliğine teslim olmayıp da ne yapılır? Resmi çekilir :)) Oradaki çatal izi de sanatsal açıdan bir anlam taşısın diye konulmuştur zaten. Ama maksat hem sanat hem de günün karmaşasından tatlı yeyip tatlı konuşarak kurtulmaktır. Özetle, MADO'ya gidilir, envai çeşit tatlılara bakılır, insanın kendiyle savaşını hep karşı taraf kazanır, bunun da üzerine bi güzel çay içilir :))


23 Mart 2008 Pazar

Tango

(Önce müziği başlatmanız ve yazıyı öyle okumanız tavsiye olunur)








Dün Atatürk Kapalı Spor Salonun da düzenlenen bölge tango yarışmasını izlemeye gittim. Genci yaşlısı bir çok insanın bu işe gönül vermiş ve hatta yarışmaya katılacak kapasiteye erişmiş olduğunu görmek etkileyiciydi. Bu duygu yüklü ve ateşli dansı icra eden bayanlar baylar müziğin ritmine kapılıp öyle süzülüyorlardı ki özendim açıkçası.

Dansa başlarken bile elleri ve yüz ifadeleriyle, bu işten zevk aldıkları hareketlerinden okunabiliyordu dansçıların. Eşlerin birbirlerinden aldıkları enerji görülebilir şekilde yükseliyordu dans pisti üzerinde.














Evet, yapmak istediğim şeylerden birisinin de tango yapmayı öğrenmek olduğuna karar verdim. Fakat tipik Türk erkeği sıfatından sıyrılabilecek, kasap havasından vazgeçebilecek ve bunu delikanlılığı zedeleyici kusurlu bir hareket olarak görmeyecek partner lazım!

13 Ocak 2008 Pazar

Lara Eskişehir

Günün keşfi...


Hemen hemen hergün geçtiğim Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi'nde nedense daha önce dikkatimi çekmemiş bir mekan gözüme çarptı. Dışarıdan bakıldığında iç açıcı ferah bir yer gibi göründüğünden içinde de biraz vakit geçirmek istedim. İyi ki de istemişim :))





İçeri girer girmez bir masalın içine adım atmışsınız hissini yaratan bu cafe-restaurant pembeler ve beyazların uyumuyla sizi karşılıyor. Mobilyalardan kullanılan küçük aksesuarlara ve ışıklandırmaya kadar her ayrıntının bu kadar uyumlu olmasının sebebi elbette ki dizaynı yapan iç mimarın hayal gücüymüş.















Temmuz 2007 de açılmış Lara Eskişehir. Şehrin işlek bir caddesinin kenarında olmasına rağmen bir o kadar karmaşadan yalıtılmış bir huzur sunuyor müşterilerine. Zaten içeri girdiğinizde siz de o masalsı havayı bozmamak için dikkatli olma gereği hissediyorsunuz.

Davidoff kahve çeşitleri, sıcak soğuk içecekler, salatalar, sandwichler ve ana yemekler olarak zengin bir menüye sahip olan bu mekan sadace atmosferiyle ruhunuzu doyurmanın yanı sıra sunduğu alternatiflerle damak tadınıza da hitap ediyor. Kışın en ayazında gezerken keşfedilmiş bir mekan olmasına rağmen eminim bahar ve yaz aylarında da camekanlı bahçe kısmıyla hoş sohbetlere tanık olacak Lara Eskişehir. :)))



(Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi, Tadım pastanesi arkası)