25 Mart 2008 Salı

Dağlarına bahar gelmiş memleketimin



Geldi sonunda!!! Özlediğim bahar kokusu hafif hafif ulaştı burnuma. Zerdali ağaçları çiçeklendi. Sabah taze güneş sarısına uyandı gün. Akşamdan kalma yağmurlara kucak açtı toprak yudum yudum. Bahar geldi :)))




Ahmed Arif anlatmış en güzel bahar özlemini memleket hasretine harmanlayıp fikrimce...

İçeride

Haberin var mı taş duvar?

Demir kapı, kör pencere,

Yastığım, ranzam, zincirim,

Uğruna ölümlere gidip geldiğim,

Zulamdaki mahzun resim,

Haberin var mı?

Görüşmecim yeşil soğan göndermiş,

Karanfil kokuyor cigaram

Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...

23 Mart 2008 Pazar

Tango

(Önce müziği başlatmanız ve yazıyı öyle okumanız tavsiye olunur)








Dün Atatürk Kapalı Spor Salonun da düzenlenen bölge tango yarışmasını izlemeye gittim. Genci yaşlısı bir çok insanın bu işe gönül vermiş ve hatta yarışmaya katılacak kapasiteye erişmiş olduğunu görmek etkileyiciydi. Bu duygu yüklü ve ateşli dansı icra eden bayanlar baylar müziğin ritmine kapılıp öyle süzülüyorlardı ki özendim açıkçası.

Dansa başlarken bile elleri ve yüz ifadeleriyle, bu işten zevk aldıkları hareketlerinden okunabiliyordu dansçıların. Eşlerin birbirlerinden aldıkları enerji görülebilir şekilde yükseliyordu dans pisti üzerinde.














Evet, yapmak istediğim şeylerden birisinin de tango yapmayı öğrenmek olduğuna karar verdim. Fakat tipik Türk erkeği sıfatından sıyrılabilecek, kasap havasından vazgeçebilecek ve bunu delikanlılığı zedeleyici kusurlu bir hareket olarak görmeyecek partner lazım!

Pamuk Hanımın Yavruları




Pamuk Hanım'ı hatırlarsınız, tanışmıştınız daha önce. Dün yine görüştük kendisiyle bir süre aradan sonra. Sohbet ettik, çay kahve içtik, biraz da dedikodu. Ammavelakin bir değişiklik çökmüş üzerine, vakur bir havaya bürünmüş, biraz yorgunluktan yüzü küçülmüş, gerçi tam hanım olmuş. "Hayırdır?" dedim, " nedir bu değişimin sırrı Pamuk Hanım?" Cevap vermedi ama beni başka bir odaya götürdü. İşte o zaman anladım değişimin alameti faikasını.








Pamuk Hanım anne olmuş :) Hem de üçüz. Üç oğlu olmuş. Bundanmış edasındaki farklılık. Kolay değil elbet. Annelik insanı değiştiriyor. Şimdi kendinden öte düşünmesi gereken üç evladı var, bu sebeple biraz yorgun, ama bir o kadar da gururlu.

Oğullarının isimleri: (soldan alta doğru) Şehmuz, Şadan, Şerafettin(en alttaki)

22 Mart 2008 Cumartesi

Yağmurun sesine baaaak...


Onca iş güç ve koşturmacanın arasında ofiste bir anlık es verip kafamı kaldırdığımda yağmurla göz göze geldik bu gün. Sitem etti bana biraz.
Neden acaba "yağmur" bir çok filmde arka plan olmuştur? Neden bir çok şarkının ana temasıdır? Ya da neden bir çok şiir yazılmıştır üzerine?
Yağmurun sesi aşka davet ettiğinden, cama vuran her damla adamı harab ettiğinden mi acaba? Hem içinde hüzün hem de arınmışlık ve huzur barındırdığından mı? Yağmurda ölüm, ayrılık, kavuşma, sevinç daha bir anlamlı olduğundan mı? Nedir bu anlamlı kılmasının sebebi özetle? Su sonuçta hayat olduğundan mı?
Her ne olursa olsun, mis gibi toprak kokutsun göğün göğsüne ekilen yağmurlar. Çünkü her yağmur içimde bir kara bulutu eritir geçmişe dair. Yeni tomurcuklara gebedir çünkü.

Leziz

Şöyle leziz bir kahve içeyim deyince "Orange Kiss" üzerine tat tanımam. Hele bi de içinde double shot Baileys varsa deyme keyfime. Şiddetle tavsiye olunur!!!

16 Mart 2008 Pazar

Kaçmak Lazım Bazen

Kaçmak lazım bazen. Sabahları yorgun uyanmaya başladığında, gittiğin yerler, gördüğün insanlar aynı olmaya başladığında, söylediğin cümleler tekrar olmaya başladığında, hayat hızlı bir arabanın camından yolu izliyormuş gibi gözlerinin önünden akıp gidiyorsa kaçmak lazım...

Kaçtım ben de bu hafta sonu. Turizm ve Gezi Klübü'nün düzenlediği Abant gezisine katıldık, iş güç monotonluğundan sıyrılmak için oldukça güzel bir fırsat oldu bizim için.

Sabah erken saatlerde yola çıktık grubumuzla. Yolculuk sonu Bolu'ya varınca ilk önce otelimize yerleşip eşyalarımızı bıraktık. Üç yıldızlı butik otel kıvamındaki otelimiz gerçekten temiz ve nezih bir mekandı.


















Biraz dinlendikten sonra Abant gölüne doğru hareket ettik. Şöyle su kenarında vakit geçiririz diye düşünmüştük fakat gölün donmuş olacağını hesaba katmamışız. Bembeyaz bir düzlük şeklinde ve buz gibi rüzgarıyla karşıladı bizi Abant Gölü. Yine de manzarası gözlere bayramdı. İçimizin titremesini biraz olsun dindirir düşüncesiyle kar üzerinde şaraplarımızı yudumladık.
















Göl kenarında vakit geçirirken koyuna benzer bir canlı formunun hareket halinde olduğunu gördük. Ancak yakınlaşınca anladık ki jandarma köpeğiymiş. Soğuk mevsim şartlarına muhteşem uyum sağlamış uysal sevimli bi köpekmiş meğerse. Otobanda gezerken bir araba çarpmış zamanında ve bacağına platin takılmış bu yüzden. Ayrıca göl kenarında ziyaretçilere atlı tur hizmeti veren Veli amca da günümüze renk kattı.



Burada satılan Bolu'ya özgü lezzetli peynirlerden aldık. Fakat öyle üşümüşüz ki otele dönüş için otobüse binince birer duble Sedergine ile önlemimizi aldık :))


Akşam yemeğinde otelin lokantasında canlı müzik eşliğinde yorgunluğumuzu attık. Aslında tam da kına gecesi yada düğün kıvamındaydı akşam eğlencemiz :)) Tatlı bir yorgunluk ve huzurla uykuya daldık böylece.
Ertesi gün kahvaltıdan sonra Bolu'nun içinde başka bir doğa harikası olan Gölcük'de aldık soluğu. Burası havanın da daha güzel ve güneşli olmasından mıdır bilmem Abant Gölü'nden çok daha güzel geldi bize. Orman Müdürlüğüne ait Cavit Dinçel konukevini ziyaret ettik ve göl kenarında yürüyüş yaptıktan sonra çay keyfiyle manzaranın tadını çıkardık.


Bir saat kadar şehir merkezinde vakit geçirip alışveriş yaptıktan sonra Bolu Dağı'na doğru hareket ettik. Düzce-İstanbul istikametinde "İsmail'in Yeri" lezzetli etleriyle hem gözümüze hem midemize ziyafet sunduktan sonra Eskişehir'e dönüş yoluna çıktık.



Özetle, Eskişehir'den uzaklaşmak hepimize iyi geldi. Yeni haftaya mutlu ve taze başlamak için sebebimiz oldu.

Kaçmak lazım bazen. Hayatı hızla giden bir arabanın penceresinden izlemek değil, ciğerlerine kadar doldurup varlığını hissetmek lazım.

Bu geziyi düzenleyen Anadolu Üniversitesi Turizm ve Gezi Klübü'ne, özellikle Baran ve arkadaşlarına teşekkürler :))))